etki tepki yasasını aşabilmek

Bilim insanlarının mistik taraftan bakabilenlerine hayranım, belki de iki ayrı taraf olmadığını yalnız bir hakikatın olduğunun ortaya çıkmasına hizmet ettikleri için.

Eğer bir atomun %99.99999’u enerji ve %0.00001’i fiziksel madde ise, o zaman ben bir şeyden çok, bir hiçim diyen nörobilimci Dr. Joe Dispenza, tasavvuf ilminde, Uzakdoğu felsefelerinde yer alan binlerce yıllık söylemi teyid edercesine, insan bedeninin aslında fiziksel dünyanın tanımladığının çok daha fazlası olduğu halde, mevcut gerçekliğini duyuları aracılığı ile algıladığı şeylerle tanımlamasının yaşanan en büyük kısıtlanma olarak açıklamaktadır.

Peki, dışsal faktörlerin, düşüncelerinizi, hareketlerinizi ve duygularınızı yönettiğini söyleyen Newton’cu kavramın ötesine geçebilmek yani etki-tepki yasasını aşmak mümkün mü?

Şimdilik bunun cevabı olarak; önce tepki sonra etki diye düşünmeye başlayalım..mutlu olmak, iyiyi düşünmek, olumlu olmak ve motivasyon ile ilgili hepimizin çeşitli düşünceleri var, ne yazık ki bir kısmı hayli olumsuz.. kimin bunu ne kaygısı ile yaptığı önemli değil, kadim bilgilerde sürekli vurgulanan mevcut “hal”imizi, gerçekliğimizi değiştirmek ile -burdaki değişim enerjimizdir, bakış açımızdır- ..ve olayları, insanları, ilişkileri o dar kısıtlı yüzde 1’lik görüşümüzle değerlendirmeyelim, hayatımız değişsin, güzelleşsin.

İç bilgeliğinizi ve mucizeleri keşfettiğiniz bir yıl olsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir