etki tepki yasasını aşabilmek

Bilim insanlarının mistik taraftan bakabilenlerine hayranım, belki de iki ayrı taraf olmadığını yalnız bir hakikatın olduğunun ortaya çıkmasına hizmet ettikleri için.

Eğer bir atomun %99.99999’u enerji ve %0.00001’i fiziksel madde ise, o zaman ben bir şeyden çok, bir hiçim diyen nörobilimci Dr. Joe Dispenza, tasavvuf ilminde, Uzakdoğu felsefelerinde yer alan binlerce yıllık söylemi teyid edercesine, insan bedeninin aslında fiziksel dünyanın tanımladığının çok daha fazlası olduğu halde, mevcut gerçekliğini duyuları aracılığı ile algıladığı şeylerle tanımlamasının yaşanan en büyük kısıtlanma olarak açıklamaktadır. Okumaya devam et “etki tepki yasasını aşabilmek”

işyerindeki en büyük sorun..insanlar mı ?

Çeşitli meslek gruplarından çalışanlardan oluşan bir toplulukta bütünsel bakış açışı ile iş yaşamlarındaki zorlukları, sorunları paylaştık. Ruhsal zekanın bu sıkıntıları aşabilmemizde nasıl yardımcı olabileceğini konuştuk.

Sizin için iş hayatınızdaki en büyük sorun nedir? soruma topluluktan gelen cevap “insanlar” oldu.

Sosyal medyada sıkça paylaşılan, kendilerine iş arayan gençlere işin iyisinden ziyade patronun iyisini tercih etmelerini öğütleyen bir sözün binlerce beğeni ve destekleyici yorum alması hiç de tesadüf değil, üstelik işyerindeki zor insanlar kapsamı patronlarla da sınırlı değil, işe yeni başlamış gençlerden de o kadar şikayet ediliyor ki.. Başka bir grupta da muhtemelen başka genellemelerle her profilden, her yaştan, her statüden çalışanla ilgili yakınmalar duyabilirim. Okumaya devam et “işyerindeki en büyük sorun..insanlar mı ?”

Bir olmak, birlik olmak

Birbirimize görünmez bağlarla bağlıyız.

Ağaçların köklerine dikkat ederseniz, toprağın altında birbirine dolaşmış, karışmış halde olduğunu görürsünüz,  toprağın üstünde ise ağaçların her biri diğerinden ayrı durur. Tıpkı bugünkü sosyal medya teknolojisi ile birbirini hiç tanımayan bizlerin birbirimizin hayatına girmemiz gibi.

Okumaya devam et “Bir olmak, birlik olmak”