bağlantıda olmayı unuttuk

Etimoloji her alanda başvurulacak bir kaynak.

Kelimelerin kökeninde çok büyük sırlar gizli. Örneğin insan kelimesi unutan demekmiş. Gerçekten de insanın doğduktan ölene kadar bu alemin anlamını keşif serüveninde aslında bildiklerini hatırlayan bir hali vardır.. kadim bilgiler bize bir yerlerden tanıdık gelir.

Diğer bir örnek religion kelimesinin Latince köküne inildiğinde anlamının re-ligio yani yeniden bağlanmak olduğunu görüyoruz.

Ruhsal zekayı anlatırken, bizden büyük bir zekaya, kainatın aklı, kollektif akıl gibi çeşitli isimler kullanarak ifade ettiğimiz kaynağa -tıpkı internete bağlanır gibi-bağlanmak ve bağlantıda kalmaktır bahsedilen. Duygusal zeka, insana ait kıskançlık, ego, kıyaslama, kibir duygularını yok edemez, çünkü bedeni aşmak ve farklı bir zekayla düşünmek- hareket etmek gerekir..ancak ve ancak bedene ait sıfatları aşan, bu sıfatlarla kendini özdeşleştirmeyen kişi, saf bilinç haline gelebildiği için kendisine ve olaylara başka gözlerle bakmayı başarır, kimseyi kırmaz ve kimse de onu üzemez, mutluluğu sahip olmak, mutsuzluğu da kaybetmekle ilişkilendirmez, hayatın iyi kötü, bütününden mutlu olur, kimse ile kendini kıyaslamaz, kimsenin yaşantısı ile ilgilenmez, sadece kendi serüveni içinde kendini değerlendirir, gelişim ve değişimin, başına gelen olaylarla kavga etmek yerine anlamlarının peşindedir.

Bilinçli, hayatı seven, olayların arkasında anlamlar bulan, yaratıcı, kalbi uyanmış biri olmak, ruhsal zekanın kullanılması ile mümkündür ve mutluluğun zevkin ta kendisidir. Oysa bedenin zihnin yerine geçtiği, otomatik hareketler, bilinçaltı davranışlarla dolu, birbirine benzer rutin hayatlarda, sürekli şikayet ederek,  mutluluğu, sevmeyi sahip olmakla tanımlamak, tüketmek, tüketmek, asla tatmin olmamak ve bu döngüde yaşamak ise tam bir cehennem.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir